28 Mart 2008 Cuma

Artık bende Ashad üyesiyim!

Evet arkadaşlar malümünüz muzdarip hastalıklardan bir türlü kendimi kurtaramıyorum bel fıtığından sonra şimdide kısacası AS olarak adlandırılan Ankilozan Spondilit'in adlı türkçe meali İltihaplı Romatizmal bir hastalığa yakalandım.

Aslında burda anlatmak istediğim hastalığım degil, bu hastalığa yakalanmış olan arkadaşlara bir takım önerilerim olacak.

Doktor bana "AS"tanısı koyduktan sonra bu hastalık nedir, nasıl bişeydir,nerelerde olur, nasıl başlar diye merak ettim tabiki burcumun verdi dogal dürtüden ötürü:)

İnternetteki araştırmalarımda "Değerli üye ve ziyaretçilerimiz, Ankilozan Spondilit Hasta Derneği (ASHAD) Türkiye'nin bu hastalıkla ilgili ilk ve tek hasta derneği olup, bu konudaki ihtiyaca cevap vermek için büyük bir gayret göstermektedir. Derneğimiz Uluslararası Ankilozan Spondilit Federasyonu'na (ASIF) üyedir ve ülkemizi bu platformda da temsil etmektedir"

Anasayfasında yukardaki kelimelerle bizleri karşılayan ashad adında bir siteye rastladım ve bu hastalık hakkında baya bilgilere ulaştım, umarım sizde fazlasıyla yaralanırsınız..

15 Mart 2008 Cumartesi

Siyasi ve ekonomik istikrarsızlığın eşsiz yöntemi

Siyasi ve ekonomik istikrarsızlığın eşsiz yöntemi ..

Şaka gibi değil mi?
Ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Meclis Başkanı, Bakanları ve TBMM çoğunluğu AK Partili.Bu parti ikinci seçimde de tek başına iktidara seçilmiş.Ülkenin güvenliğinin, gelişmesinin, istikrarının, bütünlüğünün, ekonomisinin sorumluluğunu, seçmen ikinci kez ve daha büyük oy oranıyla bu partiye teslim etmiş.Devletin dış ilişkilerini bu partinin kadroları sürdürüyor.Ve bir cuma günü akşamüstü ülkenin Anayasa Mahkemesi'ne Cumhuriyet Başsavcısı'nın "bu partiyi kapatın" içerikli dava açılması istemi geliyor.


Bu şok cuma sabahı yaşansaydı, en azından ekonominin ne tür bir krizi "hemen" yaşayacağı belliydi.Ama sanki pazartesi takvimlerde yok ve bu şok hafta sonunda atlatılmış mı olacak? Veya iktidardaki partiyi kapatma başvurusu, Silahlı Kuvvetler Irak toprakları içinde harekattayken yapılsaydı, kendileri ile mücadele edilen bölücü terörist örgütün üyeleri "Sizi bu harekata yetkili kılan TBMM çoğunluğu ve Hükümetiniz de, savcılık tarafından yasadışı görülüyor" demeyecekler miydi?

Şaka gibi Hakikaten şaka gibi...
Güneydoğu sorununu "bölücü terör" den soyutlayıp siyasi ve sosyal çözüm yoluna sokabilmek için tarihi bir fırsat geçmiş elinize.Bölge seçmeninin temsilcileri baraj engelini bağımsız adaylarla aşıp, TBMM'ye bir parti olarak girebilmişler.Başsavcılık DTP'nin de kapatılmasını istiyor.Açıkçası galiba TBMM içinde sadece CHP kalsa ve ülkenin demokrasisi "Tek Parti" modeli içinde sürse "rejim" bütün tehlikelerden arınmış olacak sanki.Ama çok partili demokrasi var oldukça, "rejim" adına sahnelenen tüm girişimler, CHP'yi halktan ve dolayısıyla seçmenden uzaklaştırıyor.

Brecht'in klasikleşen "Bu halk bu demokrasiye layık değil, bu halkı lağvedelim" iğnesindeki durum, halk tarafından her seferinde doğru algılanıyor. Yargıçlar devleti mi? Çünkü halk "Hukuk Devleti" yerine ikame edilen "Yargıçlar Devleti" nin de ne olduğunu gördü. Yassıada Adalet Divanı'nda idama mahkum edilenlerin iddianamelerini hazırlayan ve bugün bile o dönemi "rejim kurtuldu" diye kutsayan savcıları halk çok iyi değerlendirdi. Merak etmiyor musunuz? Anayasa Mahkemesi AK Parti'yi de, DTP'yi de kapatırsa... Gül, Erdoğan ve 71 milletvekili siyasi yasaklı olurlarsa, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni hangi kadro, hangi yöntemle iş başına gelerek yönetmeye başlar?

Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanı seçme yetkisini TBMM'nin elinden alan "eylemli iç tüzük değişikliği" tanımlı "367" kararını aldıktan sonraki ilk genel seçimde ne olduğu hatırlanmıyor diyelim.Genelkurmay'ın elektronik muhtırasının sonuçları unutuldu da, şimdi hukuk muhtırası ile mi yola devam edilmek istenmekte? Acaba bu kapatma isteminin önümüzdeki yerel seçimlere nasıl yansıyacağı da mı hesaplanmıyor? İktidar kavgasına karışmak Hukuk, ülkenin sosyopolitik gerçeklerinden böylesine soyutlanmış bir kavram mıdır ki? Ülkenin seçimle işbaşına gelmiş en büyük partisinin kapatılmak istenmesi ile, Türkiye'nin AB ve demokratik ülkelerle ilişkilerinin askıya alınabileceği, izole edilmiş bir Ortadoğu memleketi konumuna itileceği, yargı mensupları tarafından umursanmamakta mıdır?

Bir iktidar kavgasının tarafı konumunda görünmek, ne yargının ne de bir başka kurumun itibarını artırır.Rejim adına onu bunu kapatıp yasaklayanlar, daha sonra o yasaklıların Başbakan, Cumhurbaşkanı olduklarını görmediler mi? Geride sadece Türkiye'nin kayıp yılları kalmadı mı? Hukuk ve yargı toplumun yaralarını kaşımak, kamplaşmaları derinleştirmek için yoktur ki.

Türkiye'yi siyasi ve ekonomik istikrarsızlığa sürüklemek isteseydim, herhalde benim de aklıma iktidardaki partiyi kapatmak gelirdi.
Mehmet Barlas

Televizyon seyretmeyen biri olarak genelde haberleri ya gazatelerden, yada internetden takip ederim, .yukardaki sevgili usta yazar mehmet barlas tarafından kaleme alınmış yazı benim düşüncelerimin neredeyse kopyası olarak bugunki köşe yazısında okuyucularına deklare etmiş. Bende buraya onun yazısını kendi düşüncelerim var sayarak koyuyorum.

Nede güzel açıklamış eline zihnine saglık türk medyasının aydın insanı teşekkürler..


14 Mart 2008 Cuma

Çeyrek finade Rakibimiz CHELSEA -1905-

Rakibimiz CHELSEA
İsviçre`nin Nyon kentinde bulunan UEFA merkezinde yapılan kura çekiminde Fenerbahçemizin çeyrek finaldeki rakibi Chelsea oldu. İngiliz ekibi ile ilk maçı 1-2.Nisan.2008 tarihlerinde evimizde oynayacağız. Rövanş maçı ise 8-9.Nisan.2008`de Londra`da oynanacak. Takımımızın turu geçmesi halinde yarı finaldeki rakibi Arsenal-Liverpool galibi olacak. Yarı Final maçları ise 22-23.Nisan ve 29-30.Nisan.2008 tarihlerinde oynanacak. Final karşılaşması ise Rusya`nın başkenti Moskova`da 21.Mayıs.2008 günü oynanacak.
Fener, 1905 Sever...
Bilindiği gibi Fenerbahçemizin Türkiye`deki en çok ve kolay yendiği takım Galatasaray; bu kulübün kuruluş tarihi 1905. Şampiyonlar Ligi 2. turunda elediğimiz rakip Sevilla: Onun da kuruluş tarihi 1905. Şansa bakın ki bugün çekilen kurada karşımıza 1905`te kurulmuş bir başka takım çıktı; İngiliz ekibi Chelsea... Umarız Fenerbahçemiz 1905`te kurulmuş bu kulübü de ezer geçer ve yoluna devam eder. Unutmayalım Fener, 1905`i sever....

13 Mart 2008 Perşembe

Fenerbahçem Çeyrek finalde


ÇEYREK FİNAL`DEYİZZZZZZZZZZZZZZZZZZ

UEFA Şampiyonlar Ligi 2.Tur rövanş karşılaşmasında Fenerbahçemiz, İspanya`da tarih yazdı! İki defa üst üste UEFA Kupasını kazanan, son yılların başarılı ekibi, İstanbul`da oynadığımız karşılaşmaya kadar dünyanın en iyi takım sıralamasında birinci sırada yer alan Sevilla`yı evinde, taraftarlarının önünde safdışı bıraktı. Karşılaşmanın 10.dakikasında 2-0 geriye düşen takımımız, Deivid`le 2-1`i yakaladı. Beraberlik golünü arayan takımımız Fabiano`nun golüne engel olamadı ve ilkyarı 3-1 ev sahibi ekibin üstünlüğüyle sona erdi.
İkinci yarıda oyunu rölantiye alan İspanyol ekip, karşısında savaşan Fenerbahçe`yi beklemiyordu. Sağlı sollu ataklarımız rakip kalede tehlike yaratırken Sevilla çaresiz seyretmekle yetiniyordu! Ve beklenen gol 79.dakikada geldi. Gecenin golcüsü Deivid yine sahneye çıktı ve karşılaşmayı 3-2`ye taşıdı. Bu golden sonra neye uğradığını şaşıran ev sahibi ekip, karşılaşmayı uzatmalara götürmemek için elinden geleni yaptı! Ancak defansımız ve orta sahamız Sevilla`lı oyunculara izin vermedi. Normal süre skorla sona erdi! İstanbul`daki karşılaşmada bu sonuçla sona erdiği için uzatmalara giden karşılaşmanın ilk uzatma devresinde her iki takımda kontrollü oynamayı tercih etti. Bu devrede skor değişmedi ve ikinci uzatma devresine geçildi!
İkinci uzatma devresinde baskısını yoğunlaştıran Sevilla, Fenerbahçe defansını geçemedi! Artık sahada 11 savaşçı vardı...Kezman`dan Volkan`a kadar güçlerini, enerjilerini sahaya veren, forması için savaşan Fenerbahçe sahaya hakimdi! Sevilla`nın çırpınışları sonuç vermedi ve uzatma dakikalarıda bu skorla sona erdi!

Sevilla, karizmayı çizdirmişti bir kere! Penaltı atışlarına geçilirken tüm oyuncularımız, teknik kadromuz birbirlerine sarılarak kenetlendi. İnanan yürekler kenetlenmiş, hak ettikleri çeyrek final kapısını aralamış, bugüne kadar kıramadıkları makus talihlerinide o kapıyla beraber yıkıp tarih yazmak istiyordu! Maçın 10.dakikasında iki hatalı gol yiyen Volkan yemin etmiş, bu turu alacağım diye haykırıyordu!

Sevilla, karizmayı çizdirmişti bir kere! Penaltı atışlarına geçilirken tüm oyuncularımız, teknik kadromuz birbirlerine sarılarak kenetlendi. İnanan yürekler kenetlenmiş, hak ettikleri çeyrek final kapısını aralamış, bugüne kadar kıramadıkları makus talihlerinide o kapıyla beraber yıkıp tarih yazmak istiyordu! Maçın 10.dakikasında iki hatalı gol yiyen Volkan yemin etmiş, bu turu alacağım diye haykırıyordu!
Kanoute attı, Vederson attı! Escude`nin atışını Volkan kurtardı, Palop kayıtsız kalmadı ve Edu`nun atışını kurtarmayı başardı! Dragutunovic penaltı atışını sayıya çevirirken Aurelio`da atışını gole çeviren isim oldu! Fenerbahçemizin direnci karşısında çaresiz kalan Sevilla`lı oyuncuları artık stres basmıştı! Kendi seyircileri önünde artık şanslarıda onları terk etmişti!

Maresca`nın penaltı atışını Volkan kurtardı! Kezman, takımımız adına atışını gole çevirdi! Artık çanlar Sevilla için çalmaya başlamıştı! Her iki maçta yaptığı çirkin hareketlerle taraflı tarafsız herkesin tepkisini çeken, piyasa değeri 70 milyon dolar olmasına rağmen Uğur Boral karşısında çimleri yolmak zorunda kalan Alves geldi topun başına! Volkan`da bunları unutmamıştı


Gole izin veremezdi, futbolun adaleti varsa Alves yaptıklarının cezasını bulmalıydı! Alves gerildi, Volkan pür dikkat bekledi! Alves şutunu çekerken Sevilla tura çoktan veda etmişti bile. Volkan uzandı ve bu topu da çıkardı! İspanya`da cehennem olarak adlandırılan "Ramon Sanchez Pizjuan" stadı`nda artık Sarı Lacivert şölen vardı! Turu geçmenin sevincini yaşayan Sarı Lacivert`li yürekler, binlerce İspanyol`un şaşkın bakışları arasında "Çeyrek Final"e yükselmenin mutluluğunu yaşıyordu...İki hatalı gol yemesine rağmen penaltı atışlarında 3 penaltı atışını kurtaran Volkan, Fenerbahçemizi çeyrek finale taşıdı. Bizlere bu gururu yaşatan başta yönetimimiz, teknik heyetimiz ve bütün futbolcularımıza sonsuz teşekkürler ediyor, başarılarının devamını diliyoruz...